-KONULAR-
 1.İslamda Kader
    Yazarın Notu
    Önsöz
    Kader Gerçeği
 
 2.Firavunun Müslümanlığı
    Önsöz
    Firavun Müslümandır
 
 3.Word Belgeleri
    Çalışmanın Tümü

       
İ S L A M D A    K A D E R
Kader Gerçeği
Önsöz

     Çocuktan yaşlıya, cahilinden bilgilisine kadar cami görevlilerinden, üniversite hocalarına kadar Samsun'da merkez kesimde bir kısım insanlar beni tanır ya da duymuştur. Samsun'da 2001-2004 yılları arasında tahminim 5000 (beşbin) civarında insanla konuştum, tartıştım; her biri bana on soru sormuş olsa, demek ki en aşağı bana 50.000 soru soruldu; tekrarlar dahil kader konusu üzerine. Şu anda cevaplandırılmamış tek soru bile yoktur. Bu işin başlarında tartışmalarım uzun sürerdi, bir iki saat ve çoğu zaman karşımdakini ikna edemezdim ve o kişi genelde tartışmanın sonunda kendisinin haklı olduğunu düşünürdü. Lakin son zamanlarda bu tartışma süresi bir iki dakikaya kadar düşdü. Eğer konuştuğum kişi bir mekandaysa, genelde "kapatıyorum, işim var, kapatalım bu konuyu" diyor, beni nazikçe kovuyor. Eğer mekan işletmiyorsa o ortamdan gitmeye bakıyor "işim var" diyor. Bu konuyla direk ya da dolaylı olarak yüzlerce kitap okudum. Önce kelam kitapları sonra felsefe kitapları, zira felsefe kitaplarında dinle ilgili çok ince bilgiler mevcuttur. Onlardan faydalandım. Kelam kitaplarında bulamadığım detayları felsefe kitaplarında buldum. Bu bilgileri birleştirip yeni istidlaller (akıl yürütme) yaparak yeni sonuçlara ulaştım. Bu kitap bir oturuşta yazılmış değildir. Üç yılda yazdım. Günde on saat üzerinde düşünürdüm. Aklıma yeni bir delil geldiğinde hemen bir yere not eder, sonra o deliller birikince öyle temize geçerdim. Bu delillendirmeler daha çok; insanlarla tartışmam esnasında sorduğum sorularla oluyordu. Bir sorum veya verdiğim örnek hoşuma giderse onu not ederdim. Günde beş, altı istidlal yaptığım gibi, bazen bir hafta geçerdi de tek istidlal dahi yapamazdım. Çok olmuştur ki geceleyin uyumak üzereyken aklıma yeni bir delil gelir hemen, zayi olmasın diye kalkıp yazardım, yeniden aklıma gelir yine kalkıp yazardım. Bunun uzun sürdüğü çok olmuştur. Hatta öyle deliller vardı ki tek bir delil için yattığım yerde düşünürdüm bir de bakmışım ki iki veya üç saat geçmiş olurdu. Bu ender olurdu, normalde aklıma bir delil geldiğinde beş, on dakikada ayarlardım, yazılacak hale getirirdim. Son zamanlarda istidlal hemen hemen hiç yapmıyorum, zira tekrar oluyor, genelde kitaplardan alıntılar yapıyorum. Kitabın baş kısımları ilk zamanlar yaptığım delillerden oluşuyor. Yani kitap kolaydan zora doğru, basit anlatımlardan ince, detay anlatımlara doğru gidiyor. Dolayısıyla kitabı okuyacak kişi "bu nasıl basit anlatım böyle" deyip kitabı okumayı kesmesin. Ekseri insanlar için iddia ediyorum ki anlamakta çok güçlük çekecekleri deliller de göreceklerdir. Zira insanlar farklı farklıdır. Bazısı basit anlatımdan etkilenir, o delil ona yeterli olur. Bazısı ise çok ince deliller görmek ister. Bu delilleri görmedikçe kalbi mutmain olmaz. Bu kitapta her seviyede insanın bir şeyler bulabileceği deliller, örnekler mevcuttur. İnsanların çoğu taassup sahibidir. Kendinden önceki yaşayanların yolundan gitmeyi sever, fazla araştırmaz. Eski bildiklerine muhalif bir şey duyar, ya da görürse ilk etapta hemen reddeder. Araştırmaz, "delilin nedir?" diye sormaz; "nereden buldun bu izahları?" demez. Bu bir gerçektir, onun için şunu tavsiye ediyorum ki; kalabalık bir ortamda yazdığım kitabı biri sesli olarak okusun ve üzerinde konuşa konuşa, kitap baştan sona bitirilsin. Verdiğim örneklere, özgürlüğü savunanlar cevap vermeye çalışırlarken düşdükleri komik durumu göreceksiniz. Sinirden delirirler ama cevap veremezler, inanmazsanız deneyin görün.
ss

Kürşat OTÇU
islamdakader@hotmail.com